Plaj
Picture scene: the words in this picture
palmiye, palmiye ağacı, plaj barı, büfe, deniz, yengeç, dalgalar, bayrak, cankurtaran kulesi, cankurtaran, nöbet tutmak, gözetlemek, adam, martı, yelkenli, kürek sörfü yapmak, motorbot, sürat teknesi, sörf tahtası, barmen, servis yapmak, şamandıra, şişme yatak, sörfçü, sörf yapmak, kano, kayak, kürek, kürek sörfü tahtası, SUP, voleybol sahası, erkek çocuk, oğlan, voleybol oynamak, voleybol filesi, kadın, yüzmek, plaj topu, top, kız, kız çocuk, simit, kum tepeleri, kumdan kale, kumdan kale yapmak, plaj şemsiyesi, şemsiye, buzluk, havlu, frizbi oynamak, uçurtma, uçurtma uçurmak, kova, dondurma arabası, okumak, güneşlenmek, köpeği gezdirmek, ahşap yürüyüş yolu, iskele, itmek
Tap any word for its translation at once; the word goes into your deck together with its sentence.