Mutfak
Picture scene: the words in this picture
davlumbaz, aspiratör, buzdolabı, sepet, buzdolabı magnetleri, kiler, mısır gevreği, kahvaltılık gevrek, gevrek, tabaklar, kâseler, kupalar, fırın eldivenleri, mutfak aletleri, yemek yapmak, pişirmek, aşçı, kahve makinesi, kavanozlar, pencere, ekmek kızartma makinesi, tost makinesi, ocak, sos tenceresi, tahta kaşık, konserveler, bulaşık deterjanı, otlar, yeşillik, baharatlar, tuz ve biber, biber değirmeni, karabiber öğütücü, tava, önlük, odun kesmek, yarmak, evye, lavabo, bulaşıklık, sünger, su ısıtıcısı, kettle, çaydanlık, fırın, mutfak adası, ada, kesme tahtası, bıçak, un, meyve kâsesi, muzlar, süt, bulaşık makinesi, kupa, fincan, blender, mikser, mutfak robotu, tabure
Tap any word for its translation at once; the word goes into your deck together with its sentence.