Sokak
Picture scene: the words in this picture
fırın, yangın merdiveni, tente, kafe, kitapçı, giyim mağazası, butik, araba, oyuncak araba, çöp kutusu, çöp kovası, kadın, köpeği gezdirmek, sokak lambası, şemsiye, plaj şemsiyesi, otobüs, bisikletçi, bisiklete binmek, adam, bisiklet parkı, posta kutusu, insanlar, kahve içmek, yangın musluğu, trafik ışıkları, trafik işareti, minibüs, kamyonet, yaya geçidi, aile, karşıdan karşıya geçmek, alışverişe gitmek, bisiklet, taksi, ızgara, gider, bank, puset, gazeteci, satmak, gazete bayii, büfe, el ele tutuşmak, yürümek, erkek çocuk, oğlan, kız, kız çocuk, taşımak, itmek, telefonla konuşmak
Tap any word for its translation at once; the word goes into your deck together with its sentence.