Orduda
Picture scene: the words in this picture
gözetleme kulesi, kule, asker, nöbet tutmak, gözetlemek, çadır, tırmanma duvarı, engel, kamyon, cip, askeri araç, tank, depo, drone, insansız hava aracı, kışla, bina, radar, kum torbaları, komuta etmek, emir vermek, subay, eğitmen, telsiz, dinlemek, monitör, ekran, negatoskop, drone kullanmak, füze rampası, doldurmak, topu doldurmak, gözlemlemek, dürbünle bakmak, yürümek, marş yapmak, dikenli tel, sürünmek, mühimmat sandığı, kasa, sandık, hedef, makineli tüfek, nişan almak, saklanmak, keskin nişancı, yazmak, not almak, sağlık çadırı, sahra hastanesi, kum torbası duvarı, havan, ilk yardım çantası, ilk yardım yapmak, diz çökmek, çömelmek, taşımak, sedye, yatmak, kurtarılmış
Tap any word for its translation at once; the word goes into your deck together with its sentence.