Alışveriş merkezinde
Picture scene: the words in this picture
çatı penceresi, flama süsü, bayrak süsü, tuvalet, temizlikçi, itmek, geri dönüşüm kutuları, asansör, yemek alanı, yemek, yemek standı, pizza, yemek yapmak, pişirmek, aşçı, servis yapmak, fast food, erişte, güvenlik görevlisi, telefonla konuşmak, tekerlekli sandalye, yürüyen merdiven, indirim, taşımak, giyim mağazası, butik, dükkân tabelası, vitrin, bank, manken, cansız manken, ayakkabı mağazası, oyun parkı, ok, harita, resepsiyonist, karşılayıcı, yardım etmek, otopark, araba, oyuncak araba, kaydırak, top havuzu, danışma masası, giriş, kemer, yürüyen merdivene binmek, doldurmak, topu doldurmak, alışveriş poşetleri, paspas, puset
Tap any word for its translation at once; the word goes into your deck together with its sentence.