Eczanede
Picture scene: the words in this picture
ilk yardım çantası, ilaç kutusu, kutu, şurup, şişe, damlalık, damlalıklı şişe, hap şişesi, ilaç şişesi, yara bandı, flaster, krem, tüp, sargı bezi, bandaj, pamuk, pamuk topları, kavanoz, çuval, torba, tezgâh, kasa, merdiven, basamaklı merdiven, uzanmak, yetişmek, eczacı, burun spreyi, sprey, vitaminler, bilgisayar, monitör, ekran, servis yapmak, inhaler, solunum cihazı, yüz maskesi, uzatmak, teslim etmek, klavye, seçmek, maske takmak, zemin, yer, sepet, alışveriş sepeti, reçete, kâğıt, belgeler, tarayıcı, barkod okuyucu, kâğıt torba, alışveriş çantası, bez çanta, ölçü kabı, ilaç bardağı, fincan, bardak, blister, ilaç şeridi
Tap any word for its translation at once; the word goes into your deck together with its sentence.