Polis karakolunda
Picture scene: the words in this picture
tuğla duvar, duvar, poster, afiş, aranıyor afişi, fotoğraf, hücre, parmaklıklar, siren, çakar, tabela, levha, yıldız, karakol, bina, pencere, kaldırım, kilit, kadın polis, polis, polis memuru, işaret etmek, göstermek, polis şapkası, çöp kutusu, polis arabası, dedektif, soruşturmak, incelemek, bere, şapka, telsiz, rozet, polis rozeti, kovalamak, takip etmek, far, ızgara, radyatör ızgarası, plaka, çalışma masası, masa, sandalye, kâğıt, belgeler, parmak izi, parmak izleri, büyüteç, tasma, telefon, cep telefonu, kıskaçlı dosya, klipbord, rapor, tutanak, hırsız, soyguncu, kaçmak, yün bere, kelepçe
Tap any word for its translation at once; the word goes into your deck together with its sentence.